adidas yeezy adidas superstar adidas yeezy 350 boost adidas nmd r1 adidas superstar damen adidas tubular adidas nmd adidas zx flux damen adidas tubular nova adidas zx flux

Kala - Afiyet

"Bundan üç bin küsur yıl önce Bozcaada’nın hemen karşısında geçen Troya savaşını anlatan İlyada’da, pek çok şey gibi, yiyecek içecek tarifleri de vardır. Bunlardan en ayrıntılılardan birisi XI. Bölüm’de yer alır. Becerileri ve hazırladığı yemekleri için övgüler düzülen bir kadın çıkar karşımıza: Arsinoe’nun kızı Hecamede. Tenedos’ludur. Akhilleus adayı yağmaladıktan sonra dostu Nestor’a armağan etmiştir bu becerikli kızı.

 

Homeros anlatıyor:

“… Kız, önce önlerine güzel, cilalı bir masa koydu, ayakları boyalı, üstünde tunç bir tabak, içinde bir soğan içkiye tat katmak için, yanında biraz sarı bal ve kutsal arpa ekmeği…

Güzel bakıcı bu kupada Pramnos şarabıyla karıştırdı her şeyi, üzerinde tunç bir rendeyle biraz beyaz peynir ufaladı, onun da üstüne azıcık arpa unu serpti. Buyrun beyler, için dedi onlara. İçtiler.”

 

Bozcaada’nın gündelik yaşamını yakından tanıma fırsatını bulanlar ada kadınları arasında Hecamede’nin geleneğinin devam ettiğini biliyorlar. Aradan üç bin yılı aşkın bir süre geçse de adalı kadınlar bugün de hayranlık uyandıran nefis yemekler, tatlılar, reçeller yapıyorlar.

 

Elinizdeki kitap bunun belgesidir. Yemek yapmaya meraklı olun olmayın, tarifleri okurken adalı kadınların beğenisine ve yaratıcılığına hayran kalmaktan, yer yer de hayret etmekten kendinizi alıkoyamayacaksınız. Hecamede’nin yerinde Hande ya da Eleni… Hala parmaklarından bal damlıyor.

 

Ümit Hamlacıbaşı bu tarifleri kaynağından derleyerek hem adaya, hem de Ege’nin ortak kültürüne önemli bir katkıda bulunuyor. “Eyvah, unutuluyor,” diye korktuğumuz nice yemek, artık yazıya geçmiş olmanın garanti damgasıyla yarınlara emanet ediliyor. Sağ ol Ümit!

 

Bozcaada Kitabı’nda da anlattığım gibi, ada bir öğretmendir, yeter ki öğrenmek isteyesiniz. Ümit ve Nejat, İstanbul’dan adaya gelip onun “rahle-i tedris”inden geçenler, öğrencisi olanlar, onu hiç bitmeyen bir merakla gözleyip, dinleyenler… Tabii, onlara oğulları “yakışıklı”yı (Cem) da katmak lazım. Bozcaada hakkında en güzel kitapları ondan bekliyorum…

 

Ben adayla ilgili pek çok şeyi Nejat, Ümit ve Cem’den öğrendim. Bozcaada kitabını çıkmadan okuyup önerilerde bulundular. Ada Rumlarının bağbozumu mevsiminde üzüm toplamaya başlarken yarı Rumca yarı Türkçe “kala-bereket” (bol bereket) dediklerini de onlardan öğrendim. “Kala-afiyet” de oradan geliyor. Ümit Hamlacıbaşı yemek tariflerini derlemek için Bozcaada’nın hamarat kadınlarıyla aylar süren sistematik bir çalışma yaptı. Öğrendiklerini adanın yaşını başını almış Türk ve Rum hanımlarına onaylattı. Ortaya her sayfasında ayrı tatlar ve heyecanlar bulacağınız bu kitap çıktı. Kitaptaki tarifleri okurken, bu yemeklerin yapıldığı yerin geçmişinde Türk’üyle  Rum’uyla oldukça yoksul bir yer ve bir ada olduğunu unutmayın. Yoksulluk insanları, var olanın kullanımında yaratıcılığa zorluyor. “Ada” olmak ise her şeyin her zaman bulunamaması demek, var olan bolca kullanılmalı ve onunla yetinilmeli…

 

Nedir adada bol bol var olan poyrazdan gayri? Asma, zeytin, keçi, balık, otlar ve zaman… Televizyon öncesi yıllarda adada kışların çok uzun sürdüğünü, günlerin çok yavaş ilerlediğini hatırlamak gerek. Bozcaada kadınları bu zamanı iyi kullanarak tüm Ege’yi temsil edebilecek zengin bir mutfak yaratmışlar. Ümit Hamlacıbaşı da, kendi zamanını i